30 Nisan 2010 Cuma

HER (D)İLDE SEVİYORUM SENİ

Kalbimin ayazına kırmızı-beyaz resmini
Çizdim.
Yalındı hallerim
Mertçe, delice
Yıldızlara inat gökyüzüne koydum ismini
Balta limanı sahilinde öyle gizlice
İzledim...
Dokunamadım...
Özledim ...
Ayaklarına serdim yakamozlardan gökkubeyi
Duy beni…
Ben seni Türkçe seviyorum…


Hırçın dalgalarında kağıttan gemiler
Yüzdürüyorum
Kendimden başka her yalnızlığa asiliğim
İçimde bir sen var,
Durmadan çoğalan
Kızdıkça onu büyütüyorum
Yaralım…
Baharım…
Düş gezginim.
Trabzon’da bir manastırda kutsa aşkımı
Kutsal Meryem şahidim olsun
Ben seni Lazca seviyorum…(ma si dido porom)


Heybeme sakladım sevgi haritasını
Yazdırdım yeniden,
Aşkın yasasını ..!
Musa dan aldım deniz yaran asasını
Uzandı ellerim…
Çözüldü dilim…
Kudüs’te bir güz yaprağında düşmeden
Düşleyeceğim
Bekleyeceğim
Ben seni İbranice seviyorum…(ani ohev otach)


Yersiz yurtsuz bir göçebeyim
Zamanın bir yerinde
Taşınmaz bir ütopyanın seyrindeyim
Zerdüşt’ten öğrendim
Ateşin kızıllığını
Sürgünüm…
Direnç çiçeğim…
Bir Botan çayında yeşerecek filizlerim
İsyandır Nergizlerim
Ben seni Kürtçe seviyorum…( hiz ji te dikîm)

Yarım yamalak bir hayalin esaretindeyim
Kuyruğu yok uçurtmalarımın
Sesi yankısında çığlıklarım
Pencerelerim nerede?
Kapılar labirent yeniden
Gökyüzü her yerde aynı mavi oysa
Yırtık papuçlarım…
Sofrasız azığım…
Tebriz’de yarasından avuçlarına konan
Serçeyim.
Ben seni Farsça seviyorum…( Tora dust midaram)


Mecnuna yurt olmuş upuzun bir çölüm
Bir serap çılgınlığında yansıyor yüzün
Sahrada yüzünü çalmış bir gölüm
Solma renginde gülüm
Ayrılık yok
Sadece ölüm
Putlarını kırdım yüreğimin
Son diliyim Tanrının
Oku ...!
Yaz beni dilediğin gibi
Ben seni Arapça seviyorum…(ene behibbek)


Öyle Yabancı
Soğuk
Ve uzaksın…

Bana Fransız kalma
Seni  heR  dilde SEVİYORUM.....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder